compulsory, obligatory, forced ne demek

  1. compulsory, obligatory, forced : mecburi

mecburi ile ilgili cümleler

  1. İzmir'e Cuma günü gitmek mecburiyetinde kalırsam ne yapacağımı bilmiyorum.
    If I have to go to Izmir Friday, I don't know what I'll do.
  2. Gitmek mecburiyetindeydim.
    I had to go.
  3. Gitmek mecburiyetindeyim.
    I must go.
  4. Gitmek mecburiyetinde miydiler?
    Did they have to go?
  5. Onlar derhal buraya gelmek mecburiyetinde değildiler.
    They weren't obliged to come here immediately.