continuously present ne demek

  1. continuously present : en son

en son ile ilgili cümleler

  1. Öğle yemeğinden sonra
    After lunch
  2. Şimdiki halde yanımızda oturyor. Gelecek ay, babası Fransa'dan döndükten sonra, onunla beraber kendi evlerinde oturacak.
    At present she is staying with us. Next month, when her father has come back from France, She'll live with him in their own house.
  3. En son Ekim ayında güncelleme yapıldı
    Last updated on October
  4. Vergilerden sonra o beş milyon dolar alacak
    She will get five million dollars after taxes
  5. Öğleden sonra
    Afternoon