outright ne demek

  1. outright : açıkça
  2. outright : bütün

bütün ile ilgili cümleler

  1. Bütün bu resimler Ankarada çekildi
    All these pictures were taken at the Ankara
  2. Sen büsbütün sıcaksın
    You are totally hot
  3. Bütün ümitlerimi savaşta kaybettim
    I have lost all my hopes at the war
  4. Bütün okul kitaplarında
    In every schoolbook
  5. Babamın bütün akrabalarında bu hastalık var
    All my father's relatives have this disease