İngilizce Sözlük
only, but, alone, solitary nedir, only, but, alone, solitary türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
only, but, alone, solitary ne demek
only, but, alone, solitary : yalnız
yalnız ile ilgili cümleler
Yalnızca bir gece kalacağız
We’ll be staying overnight only
Yalnızca oda
Room only
Beni yalnız bırak
Leave me alone.
Kim gelirse gelsin, ben bu kitabı yalnız Ahmet Beye vereceğim.
No matter who comes, I’ll give this book only to Mr. Ahmet
Ne olursa olsun yalnızken daha iyiyim
I am better off alone anyway
son yapılan çeviriler
yalnız
kuvvet momenti
sükut
radarla yaklaşma kontrolü
çıkarma deplasman
sıcak merteği
asitli buharlama makinesi
neşeli bir şekilde
çoban
ayakkabı
işçi ilişkileri
elmas keski
üst üste konmuş
durağanlık
iskandil etmek
kemiksiz
kız öğrenci
üstüne basmak
barış ve uzlaşma amacıyla verilen hediye
cimri