İngilizce Sözlük
unheard-of, unprecedented nedir, unheard-of, unprecedented türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
unheard-of, unprecedented ne demek
unheard-of, unprecedented : olmadık
son yapılan çeviriler
olmadık
çıakrtmak
makroskopik dağlama deneyi
mil yatağı
görünür kohezyon
sualtı bilgini
portatif merdiven basamağı
tabii şen açısı
astar bezi
manyetik eğim
azgın
enfraruj absorpsiyon spektrumu
nötr röle
resmi
gençlik
hiperteyp
meşruluk
kapiler yükselme
Dramatize
geri gidiş lambası