İngilizce Sözlük
bad nedir, bad türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
bad ne demek
bad : ahlaksız
bad : kötü
kötü ile ilgili cümleler
Çok kötü hissediyorum
I feel very bad
Bu olabileceğin en kötüsüdür
That is the worst of it
Gerçekten çok kötü üşütmüşüm-Ateşim var
I have got a really bad cold. I have got a temperature
Bunun kötü bir geçmiş olduğuna inanıyoruz
We believe this is a bad history
kötü not
bad mark
son yapılan çeviriler
(bira/kahve) yapmak
ahlaksız
başına gelmek
kızıl
ingilizce
ileri sevk edici şey
hostes
kızılötesi
atışmak
her iki
kısmi
kırılma
uygun olmak
dayanmak
açı
otomatik ayar
Hortative
kısaltmak
at
etek