İngilizce Sözlük
bow nedir, bow türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
bow ne demek
bow : baş
bow : baş eğerek selamlama
bow : eğmeç
bow : fiyonk
bow : yay
yay ile ilgili cümleler
Orası isminin henüz yaygın olmadığı büyük bir market
there is the one big market where his name is not yet mega
Almanyaya gitmeyi deniyorum
I am trying to go to germany
Prestij yayını
Prestige publication
yayımda olmamak
be off the air
Dünyaya geri dön
Come back to earth
son yapılan çeviriler
aşınma
zorlamalı alıştırma
nafaka
özürlü
takma adla
değişken aralıklı menfez
(kilisede) nef
ileriye doğru sürme
ortak fon
geniş dirsek
pirosülfürik asit
baş
yoğun kur
ay ışını
brüt alan
hazır
çağrının kurulması
turp
lif karışımı
Terrorize