İngilizce Sözlük
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
expatriate ne demek
başka bir ülkede oturan : expatriate
expatriate : expat
kendi vatanından başka bir ülkede yaşayan kimse : expatriate
sürgün etmek : expatriate
son yapılan çeviriler
başka bir ülkede oturan
kritik nokta
Bizanslı
anormal
sancı vermek
takma saç
kelerbalığı
ayrık cümle
şevkli
rahat
yarı kararlı durum
hayatta kalan
çıplaklık yanlısı
spektral örtüşme bozulması
başkasının vazifesini yapmak
epaulet
makine gücü ile çalışan
genel giderler oranı
kasaplık
sebze