İngilizce Sözlük
intimate nedir, intimate türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
intimate ne demek
intimate : canciğer
intimate : içlidışlı
intimate : samimi
intimate : üstü kapalı söylemek
intimate : yakın
yakın ile ilgili cümleler
Çok yakında görüşürüz
I will see you real soon
O benim en yakın arkadaşım
He is my closest friend
cana yakın
amiable
Şempazelerin bizim hayvanlar elemindeki en yakın akrabamız olduğu söylenir
Chimpanzees are said to be our closest relatives in the animal kingdom
Yakınlarda bir Çin lokantası var mı?
Is there a chinese restaurant near here?
son yapılan çeviriler
canciğer
ergen
dalgayı ayarlamak
alenen yapılan
ateşleme
devlet müdahaleciliği
dönem
(sözle yapılan) tezahürat
Tekrarlayıcı.
işletme bölümü
altlık
ortalama derinlik
yığıcı
gevşek
Tarım Bakanlığı
fışkırmak
kelebek somun
aşırı eşçarpanlı dağılım
görev
alçak basınç fanı