İngilizce Sözlük
juxtaposition nedir, juxtaposition türkçesi
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
juxtaposition ne demek
juxtaposition : birbirine yakın koyma
juxtaposition : yan yana koyma
son yapılan çeviriler
biçimlendirme
fırın kapasitesi
bayan
birbirine yakın koyma
karbon monoksit
baskı grubu
akçam
yapraklı
salability
barotermograf
baskı plakası
yakıt ön ısıtıcısı
gazlı merkezi ısıtma
bellek bankası
milyar
defter tutan kimse
müzik topluluğu üyelerinin peşinde koşan kız
keçeleşme önler apre
hidrolik ramble
başlıca dayanak